Hasan Yapici, İbrahim Sarı
Ekonomi ve eğitim arasında girift bir yapı bulunmaktadır. Eğitimli insan kaynağına sahip olunması devletlerin kalkınmasındaki en önemli unsurlarından biridir. Cumhuriyet’in ilanının ardından İzmir İktisat Kongresi sonrasında belirlenen ekonomik hedefler doğrultusunda 1929 yılına kadar eğitim politikaları da şekillendirmiştir. Bu noktada eğitim, iktisadi olarak kalkınmanın gerçekleşebilmesi ve ideolojik olarak yeni rejimin halk tabanında karşılık bulmasının en önemli araçlarından biri olarak görülmüştür. 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrasında Türkiye’de iktisadi paradigma değişmiş ve devletçilik ekseninde şekillenen yeni ekonomi politikaları uygulanmaya başlanmıştır. Söz konusu dönüşüm eğitim politikalarına da yansımış ve eğitim sistemi ekonomik kalkınma, nitelikli iş gücü yetiştirme ve toplumsal modernleşme hedefleri doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir. Bu bağlamda 1929-1939 dönemi, ekonomi politikaları ile eğitim politikaları arasındaki ilişkinin daha görünür hale geldiği ve II. Dünya Savaşı öncesindeki son uygulama evresini temsil etmesi nedeniyle ayrı bir inceleme dönemi olarak ele alınmıştır. Bu çalışmada 1923-1939 yılları arasındaki ekonomi ve eğitim politikaları arasındaki ilişki Osmanlı İmparatorluğundan devralınan miras çerçevesinde tartışılmıştır.