Fatma Yaylı Demir, Telat Yurtsever, Eylem İnan Sonakalan, Yasin YEŞİLYURT, Haluk Özdemir
2024–2025 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulamaya konulan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM), akademik başarıyı merkeze alan geleneksel program anlayışının ötesine geçerek, değer temelli, bütüncül ve anlamlı öğrenmeyi önceleyen yenilikçi bir eğitim yaklaşımı sunmaktadır. Bu modelde öne çıkan derinleşme ve sadeleşme ilkeleri, özellikle ilkokul birinci sınıf düzeyinde öğretim süreçlerinin yeniden yapılandırılmasını gerektirmektedir. Bu araştırmanın amacı, TYMM’nin söz konusu ilkelerinin birinci sınıf öğretim uygulamalarına nasıl yansıdığını ve sınıf öğretmenleri tarafından nasıl değerlendirildiğini ortaya koymaktır. Nitel araştırma yaklaşımıyla yürütülen çalışmada, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Kırıkkale ilinde birinci sınıf okutan 20 sınıf öğretmeni amaçlı örnekleme yoluyla belirlenmiş, veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Bulgular, öğretmenlerin büyük çoğunluğunun TYMM’nin pedagojik yönelimlerini genel olarak olumlu değerlendirdiğini göstermektedir. Öğretmenlerin %85’i, süreç odaklı bireysel değerlendirme formlarının öğrencilerin gelişim ilerlemelerini izleme ve öğrenmeyi destekleme açısından işlevsel olduğunu ifade etmiştir. Sadeleşme ilkesinin öğretim sürecinde bilişsel yükü azaltarak sınıf yönetimini kolaylaştırdığı ve bireysel farklılıklara duyarlı öğretim uygulamalarını desteklediği; derinleşme yaklaşımının ise farklı hazırbulunuşluk düzeylerine sahip öğrencilerin anlamlı ve kalıcı öğrenme yaşantıları edinmelerine katkı sağladığı belirlenmiştir. Bununla birlikte öğretmenler, süreç temelli değerlendirme uygulamalarının artan evrak yükü oluşturduğunu ve dijital ölçme-değerlendirme sistemleriyle entegrasyonun güçlendirilmesine ihtiyaç duyulduğunu vurgulamışlardır . Sonuç olarak bu çalışma, TYMM’nin erken sınıf düzeyindeki uygulamalarına ilişkin sahaya dayalı nitel bulgular sunarak modelin güçlü yönlerini, karşılaşılan sınırlılıkları ve geliştirilmesi gereken alanları ortaya koymakta; öğretmen uygulamaları, program geliştirme süreçleri ve eğitim politikaları açısından alana katkı sağlamaktadır.