Çi̇ğdem YORULMAZ
Arabuluculuk, tarafların uyuşmazlıklarını yargı yoluna başvurmaksızın, karşılıklı serbest iradeye dayalı olarak çözmelerini amaçlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabuluculuk faaliyetinin anlaşma ile sonuçlanması halinde düzenlenen anlaşma belgesinin hukuki niteliği, bu belgenin geçerliliğinin hangi koşullara bağlı olduğu ve üzerinde anlaşılan hususlar bakımından “dava açma yasağı”nın uygulanabilirliği önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, arabuluculuk anlaşmasının şarta bağlanmasının hukuki sonuçları, sözleşme serbestisi ve arabuluculuğun amacı çerçevesinde ele alınmıştır. Özellikle “tam ve eksiksiz ödeme” gibi şartlara bağlanarak yapılan düzenlemelerin, anlaşma belgesinin, kesinliği ve bağlayıcılığı üzerindeki etkisi incelenmektedir. Bu kapsamda, şarta bağlı düzenlemelerin, arabuluculuk anlaşmasının geçerliliğini ortadan kaldırıp kaldırmadığı ve “dava açma yasağı”nın hangi koşullarda uygulanabileceği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2025 tarih, 2024/9-499 E, 2025/329 K sayılı kararı esas alınmak suretiyle değerlendirilmiştir. Çalışmada, arabuluculuk anlaşmasının sulh sözleşmesi niteliğinde olduğu, tarafların anlaşmayı şartlı olarak düzenleyebilmelerinin kural olarak mümkün bulunduğu; ancak şartın gerçekleşmemesi hâlinde, üzerinde anlaşılan hususların kapsamının ve “dava açma yasağı”nın sınırlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu yönüyle çalışma, arabuluculuk anlaşmalarında belirlilik ilkesinin önemine dikkat çekmekte ve uygulamada ortaya çıkan sorunlara yönelik çözüm önerileri sunmaktadır.