Gökhan Gültekin
Bu makale, Alman kültür kuramcısı Raoul Eshelman tarafından geliştirilen “performatizm” kavramını sinema sanatı bağlamında ele almaktadır. Postmodernizmin ironi, parçalanma, anlam yokluğu ve değer rölativizmiyle örülü estetik eğilimine karşı bir tepki olarak ortaya çıkan performatizm, sanatın yeniden duygulanım, samimiyet, bağlanma, mucize ve aşkın anlam üretebileceğini iddia eden bir paradigma olarak okunmaktadır. Çalışmada, Eshelman’ın ortaya koyduğu performatist çerçeve, niteliksel ve yorumbilimsel bir analizle, amaçlı olarak seçilen 5 örnek film (Forrest Gump, Lola Rentt, The Idiots, American Beauty ve Amélie) bağlamında tartışılmıştır. Her bir film; ‘çerçeve-içi kapanma’, ‘kahraman tipolojisi’, ‘monist anlatım’, ‘alımlayıcı üzerindeki ikna mekanizmaları’ ve ‘teist anlatı mantığı’ kategorileri çerçevesinde çözümlenmiştir. Bulgular, performatist sinemanın yalnızca tematik bir tercih değil, tutarlı olarak biçim-içerik mimarisi sunan bir paradigma olduğunu ortaya koymaktadır. Performatist karakter, postmodern özneye damgasını vuran ironik mesafe ve parçalanmışlık yerine, monolitik bir kararlılığı, naif ama dönüştürücü bir sevgi kapasitesini ve etrafındaki dünyayı anlamla yeniden donatma misyonunu üstlenir. Sonuç olarak, performatist filmler, postmodern ironinin sınırlarına ulaştığı bir kültürel uğrakta, ‘aşkınlığı’, ‘bağlantısallığı’ ve ‘duygulanımı’ yeniden kurgulamak gibi bir işleve sahip olabilmektedir.