Aydın GÜLER
Çağdaş Kuzey Makedonya Türk edebiyatının kurucu ilk roman olan Mustafa Karahasan’n yazdığı Suzan, edebiyat bilimi açısından yalnızca gecikmiş bir azınlık anlatısı değil, aynı zamanda varoluşsal krizlerin kodlandığı derinlikli ve sosyolojik veriler içeren bir romandır. Bu çalışma, eserin yüzey yapısında yer alan görünürdeki geleneksel kuşak çalışması ve ataerkil baskı unsurlarını, Algirdas Julien Greimas’ın göstergebilimsel eyleyenler modeli ile René Girard’ın mimetik arzu kuramını sentezleyerek nesnel bir zeminde çözümlemektedir. Göstergebilimsel yöntem aracılığıyla romanın rasyonel ve sözdizimsel matrisi haritalandırılarak özgür irade ile tutsaklık arasındaki temel karşıtlık saptanmıştır. Eşzamanlı olarak yürütülen mimetik okuma ise karakterlerin güya özerk olan eylemlerinin ardında kibir, züppelik, hınç gibi bulaşıcı arzularla kışkırtıldığını; daima bir ötekinin telkinine dayandığını kanıtlamaktadır. Çalışmanın edebiyat teorisine sunduğu katkı, Greimasçı gönderici kavramının soyut ve yapısal işlevi ile Girardçı dolayımlayıcı kavramının rekabet üreten psikososyal doğasını ontolojik bağlamda mukayese etmesidir. Oluşturulan bu yeni kavramsal sentez, edebî metinlerin hem gramatik iskeletini hem de ruhsal nedenselliğini eşzamanlı biçimde deşifre ederek, tek boyutlu edebiyat eleştirilerini aşan çok disiplinli analitik bir vizyon sunmaktadır.