Mehmet Akif ALTUNAY
Son yıllarda yaşanan muhasebe hileleri, yarattıkları ekonomik etkiler nedeniyle önemli bir tartışma konusu haline gelmiştir. Bu hileleri açıklayan geleneksel yaklaşımlar genellikle statik modellere odaklanırken, hilekârın yaşadığı psiko-sosyal dönüşümün dinamik yapısını ele alan çalışma sayısı sınırlı düzeyde kalmaktadır. Bu araştırmanın amacı, muhasebe hilelerinde yaşanan ahlaki kırılma sürecini, kişisel, örgütsel ve toplumsal düzeylerdeki etkileşimleri temel alarak aşamalı bir yapı şeklinde incelemektir. Çalışmada, etik çatışmaları ve toplumsal yozlaşmayı sembolik bir dille yansıtan 1984 yapımı Namuslu filmi veri kaynağı olarak seçilmiş ve nitel yöntemlerden biri olan kuram oluşturma yöntemiyle MAXQDA programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, ahlaki kırılmanın, hazırlık, kırılma, normalleşme ve çözülme/intikam olmak üzere dört ana aşamaya yayılan bir dönüşüm olarak kurulduğunu göstermektedir. Bulgular, hazırlık aşamasında hissedilen baskıların ve anomik düzenin ahlaki direnci aşındırdığını, kırılma aşamasında damgalanma, bilişsel uyumsuzluk ve etik solma mekanizmalarının devreye girdiğini göstermektedir. Normalleşme aşamasında çevrenin sessiz ya da açık onayı hileyi olağanlaştırırken, çözülme/intikam aşamasında hile, Ali Rıza için bir savunma ve güç aracına dönüşmektedir. Araştırma sonucunda geliştirilen “Süreçsel Ahlaki Kırılma Modeli”, literatürdeki statik hile modellerine kavramsal, yöntemsel ve uygulama düzeyinde bütüncül ve süreç odaklı bir alternatif sunmaktadır. Çalışma, hile ile mücadelenin teknik kontrollerin ötesine geçerek, hileyi normalleştiren örgütsel söylem ve toplumsal meşrulaştırma uygulamalarını da hedeflemesi gerektiğini vurgulamaktadır.