Şule Karataş
Ceza muhakemesi hukukunda fiil kavramı, yargılamanın konusunu, mahkemenin inceleme ve karar verme yetkisinin sınırlarını ve aynı fiilden dolayı iki kez yargılama yasağının (ne bis in idem) uygulama alanını belirleyen temel bir ölçüttür. Bu çalışmada muhakeme hukuku anlamındaki fiil, maddi ceza hukukundaki fiilden bağımsız bir kategori olarak ele alınmakta ve iki kavram arasındaki ilişki, içtima öğretisi ile Alman Federal Yüksek Mahkemesi içtihadı ışığında incelenmektedir. Çalışma, Türk ve Alman hukukunun teorik çıkış noktasının ortak olduğunu; her iki sistemde de muhakeme fiilinin hukuki nitelendirmeden bağımsız bir tarihsel olay bütünlüğü olarak kavrandığını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte bu ortaklık normatif düzlemde farklılaşmaktadır: Alman Ceza Muhakemesi Kanunu m. 264, ceza muhakemesi anlamında fiili; suç tipinden bağımsız biçimde, iddianamede belirtilen ve duruşma sonucunda ortaya çıktığı şekliyle ele alırken; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 225’teki “iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil” ifadesi, uygulamada fiilin suç tipiyle ilişkilendirilmesine zemin hazırlamaktadır. Yargıtay içtihadı incelendiğinde, aynı tarihsel olayın parçası olan davranışların, ilgili suç tipinin unsurları iddianamede açıkça gösterilmediği gerekçesiyle yeni fiil sayıldığı görülmektedir. Çalışma, bu dar yorumun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Zolotukhin kararıyla benimsediği idem factum ölçütüyle bağdaşmadığını ileri sürmekte ve CMK m. 225’teki ifadenin tarihsel olay bütünlüğünü esas alacak biçimde yeniden değerlendirilmesini önermektedir.