Abdülkadir Yıldız
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi, evlenme ve aile kurma hakkını güvence altına almaktadır. Bu hak devlete yalnızca negatif değil aynı zamanda pozitif yükümlülükler de yüklemektedir. Çalışmada evlenme ve aile kurma hakkının kapsamı, sınırları ve devletin bu hakka ilişkin yükümlülükleri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi içtihatları ışığında incelenmektedir. Anayasada açıkça düzenlenmemiş olmasına rağmen, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararlarıyla evlenme ve aile kurma hakkının anayasal koruma alanı içine dahil edildiği ortaya konulmaktadır. Özellikle Türkiye’de boşanmanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle bireylerin yeniden evlenememesi durumunun, evlenme ve aile kurma hakkının özüne müdahale teşkil ettiği savunulmaktadır. Bu bağlamda Türkiye’de kronik bir sorun olan yargılama süresinin uzunluğu, evlenme ve aile kurma hakkının da ihlaline sebep olmaktadır.