Reyhan KULLUK, Muhammet Safa Taşkıran
Bu fenomenolojik araştırma, aktif Instagram kullanıcılarının platformun algoritmik yapısındaki ideolojik çağrılma ve dijital gözetim deneyimlerini nasıl anlamlandırdıklarını incelemektedir. Althusser’in devletin ideolojik aygıtları kuramı ile Zuboff’un gözetim kapitalizmi yaklaşımlarından beslenen çalışmada, bireylerin platformla kurdukları diyalektik ilişki ampirik olarak sorgulanmaktadır. Yorumlayıcı fenomenolojik desenin kullanıldığı araştırmanın verileri, ölçüt örnekleme tekniğiyle belirlenen 18-30 yaş aralığındaki 22 katılımcı ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmıştır. Bulgular, Max van Manen’in tematik yansıtma yaklaşımı merkeze alınarak yaşantılanan mekân, beden, zaman, ilişki ve maddesellik varoluşsalları ekseninde çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, kullanıcıların görünürlük ve sosyal onay arzusuyla platformun yönlendirici çağrısına gönüllü olarak uyum sağladıklarını, bu estetik performans sürecinde duygusal emeklerini metalaştırarak davranışsal veri üreten nesnelere dönüştüklerini göstermektedir. Katılımcıların veri sömürüsüne ve mahremiyet ihlallerine yönelik farkındalıkları; dijital dışlanma korkusu, sosyal aidiyet kaygısı ve algoritmik konfor aracılığıyla gözetim realizmi bağlamında rasyonalize edilmektedir. Algoritmik tahakküme karşı geliştirilen taktiksel mikro-direniş ve sınır çizme pratikleri ise sistemin altyapısal veri çıkarma mantığı içinde etkisiz kalmaktadır. Çalışmanın literatüre sunduğu özgün katkı, kullanıcının dijital ağlarda bağımsız bir “özne” (öz) olma çabasının algoritmalar tarafından ticari bir “nesneye” (veri) dönüştürülmesi sürecini açıklayan “öz-veri” kavramsallaştırmasıdır. Sonuç olarak bulgular, kullanıcıların aidiyet arzusuyla bağlandıkları algoritmik sistemlerde kendi tahakkümlerinin özneleri ve aynı zamanda sermaye için değer üreten ücretsiz hammaddeleri konumuna geldiklerini ortaya koymaktadır.