Elif Saki, Hafize Er Türküresin
Bu araştırmanın temel amacı, sosyal bilgiler öğretmeni adaylarının çok kültürlülüğe ilişkin algıları ile 21. yüzyıl becerilerine ilişkin öz yeterlik algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma süreci, nicel yöntemler içerisinde yer alan ilişkisel tarama modeli doğrultusunda yapılandırılmıştır. Çalışma grubu, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği lisans programında öğrenim gören 256 öğretmen adayından oluşmaktadır. Katılımcılar, amaçlı örnekleme tekniklerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak üç ölçek kullanılmıştır. Bunlar; katılımcılara ait demografik bilgilerin elde edilmesi hedefiyla geliştirilen Kişisel Bilgi Formu, Ayaz (2016) tarafından geliştirilen Çok Kültürlülük Algı Ölçeği ve Anagün, Atalay, Kılıç ve Yaşar (2016) tarafından oluşturulan 21. Yüzyıl Becerileri Öz Yeterlik Algısı Ölçeği şeklindedir. Elde edilen veriler; betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), çok değişkenli varyans analizi (MANOVA), Pearson korelasyon katsayısı ve basit doğrusal regresyon analizleri ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, aday öğretmenlerin hem çok kültürlülük hem de 21. yüzyıl becerilerine ilişkin öz yeterlik algıları yüksek düzeydedir. Çok kültürlülük algısı, bireylerin anne ve baba öğrenim düzeyine göre anlamlı biçimde farklılaşırken; cinsiyet, sınıf düzeyi, yaşanılan yerin niteliği ve gelir düzeyine göre anlamlı bir fark göstermemektedir. Öte yandan, 21. yüzyıl becerilerine ilişkin öz yeterlik algısı yalnızca sınıf düzeyine göre istatistiksel açıdan dikkat çekici bir farklılık göstermekte; diğer değişkenlere göre anlamlı bir değişiklik gözlenmemektedir. Ayrıca, aday öğretmenlerin çok kültürlülük algıları ile 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik algıları arasında düşük düzeyde ancak anlamlı bir pozitif ilişki belirlenmiştir. Regresyon analizine göre, çok kültürlülük algısı, 21. yüzyıl becerilerine ilişkin öz yeterlik algılarındaki toplam varyansın yaklaşık %9’unu açıklamaktadır.