Hakan Temir
İnsanlık tarihine yeni bir din ve köklü bir düşünce yapısı getiren Hz. Muhammed (sas), tebliğ ettiği mesajla sadece inanç dünyasını değil, toplumsal düzeni ve bireysel yaşam pratiklerini de dönüştüren yeni bir süreç başlatmıştır. Bu sürecin en somut tezahürlerinden biri, Hz. Peygamber’in isminin ve şahsiyetinin hem kurucu dinî metinlerde hem de Müslümanların gündelik dilinde merkezi bir otoriteye dönüşmesidir. Erken İslam toplumunda bu otoritenin kuruluşu; hitabet, idari yazışmalar ve kutsal metinler aracılığıyla pekişirken, bu durumun zihniyet dünyasındaki karşılığını sadece klasik literatür üzerinden değil, doğrudan dönemin fiziksel kalıntıları üzerinden okumak büyük bir tarihsel öneme sahiptir. Hz. Peygamber’in kazandığı bu tartışmasız otoritenin, resmî belgelerin ötesinde, sıradan insanların eliyle tabiata kazınmış arkeolojik verilerle ispatlanması, İslam’ın ilk asırlarındaki toplumsal dindarlığın ve Peygamber algısının gerçekliğini teyit eden en kıymetli delilleri sunmaktadır. Bu çalışma, söz konusu otoriteleşme sürecinin sahadaki yansımalarını, özellikle Arap Yarımadası ve çevresindeki erken dönem kaya yazıları (graffiti) üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır.