Cem Evrim ASLAN
1830’da Mormon Kitabı’nın yayımlanmasıyla kendini duyuran Mormonluk, bugüne dek çoğunlukla teolojik ve politik açılardan değerlendirilmiştir. Oysa Mormon Kilisesi, kendini tanıtmak ve eleştirilere cevap vermek için kontrolündeki gazeteleri yoğun biçimde kullanmıştır. Mormon basınına odaklanan az sayıdaki çalışma ise bu gazetelerin dönemin posta sistemi, İkinci Büyük Uyanış ve Andrew Jackson dönemi demokratikleşme tartışmalarıyla bağını yeterince kurmamaktadır. Nitel araştırma desenine ve doküman analizine dayanan bu çalışma, erken dönem Mormon basın faaliyetlerini bütüncül biçimde ele almakta ve iki temel bulguya ulaşmaktadır. İlk olarak, Mormonluğun kurucusu Joseph Smith, basını yalnızca kamuoyu oluşturma aracı değil hem hayatta kalmanın imkânı hem tanrısal müjdeyi yaymanın ilâhî vasıtası olarak görmüş; bu nedenle editoryal süreçte bizzat yer almıştır. İkinci olarak ise Smith’in 1844’te ABD Başkanlığına aday olması, Mormonluğun karşı çıktığı partizan basın çizgisine yönelmesinde belirleyici bir kırılma yaratmıştır. Smith’e muhalif Nauvoo Expositor’un cebren kapatılıp matbaasının yıkılması bu dönüşümü tescillemiş; Smith, bu karar nedeniyle yargılanırken öldürülmüştür. Erken dönem Mormon basınının hürriyetperverlikten müstebitliğe uzanan seyrini inceleyen çalışma, basının modern bir dinin doğuşu ve gelişimindeki kurucu etkisini göstererek literatürdeki boşluğa katkı sunmayı amaçlamaktadır.