Çağlar Özer
Bu çalışma, Soğuk Savaş sonrası dönemde Türk dış politikasının Batı eksenli tek kutuplu yönelimden çok kutuplu denge arayışlarına evrilme sürecini analiz etmektedir. Karşılaştırmalı tarihsel analiz yöntemiyle üç dönem incelenmiştir: 1990–2001 (Batı eksenli süreklilik), 2001–2011 (çok boyutlu açılımlar ve stratejik derinlik) ve 2011 sonrası (çok kutupluluk eğilimlerinin yoğunlaşması). Kuramsal çerçeve, yapısal realizm, neoklasik realizm ve sosyal inşacılığı bütünleştiren analitik eklektizm yaklaşımına dayanmaktadır. Analiz üç hipotezi test etmektedir: ABD hegemonyasının göreli gerilemesi ve çok kutuplu sistemin belirginleşmesi (H1); bölgesel güvenlik tehditlerinin çeşitlenmesi ve Batılı müttefiklerden algılanan destek eksikliği (H2); karar alıcı elitlerin değişen kimlik algıları ve stratejik özerklik arayışı (H3). Bulgular, bu üç faktörün etkileşimli biçimde çalıştığını ortaya koymaktadır. 1990'lı yıllarda Batı ittifakı dominant iken, 2000'lerde başlayan çok yönlü açılımlar 2011 sonrasında sistematik bir denge politikasına dönüşmüştür. Türkiye, NATO ve AB ile ilişkilerini sürdürürken eş zamanlı olarak Rusya, Çin, İran ve bölgesel aktörlerle stratejik ilişkiler geliştirerek stratejik özerklik alanını maksimize etmeye çalışmaktadır.