Cuma Yiğit, Gürkan Emre Gürcanlı
Büyük altyapı projeleri, özellikle tarihi ve arkeolojik açıdan zengin coğrafyalarda gerçekleştirildiğinde, arkeolojik buluntular nedeniyle önemli süre ve maliyet riskleri ile karşılaşabilmektedir. Bu çalışmada, İstanbul Marmaray projesi kapsamında yürütülen CR3 sözleşmesi özelinde, arkeolojik buluntulara bağlı olarak ortaya çıkan süre uzatımları ve maliyet artışları nicel olarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, arkeolojik buluntuların proje süresi üzerinde son derece belirleyici bir etki yarattığı; bu kapsamda verilen süre uzatımlarının, orijinal proje süresinin 2,63 katına varan bir uzamaya neden olduğu tespit edilmiştir. Benzer şekilde, arkeolojik buluntulara bağlı maliyet artışlarının, toplam proje bütçesinde %9,8 oranında bir artışa yol açtığı belirlenmiştir. Yüklenici tarafından yapılan bildirimler ile işverenin bu bildirimlere istinaden verdiği iş değişikliği emirleri, uluslararası tip inşaat sözleşmeleri ve FIDIC gümüş kitap sözleşme koşulları çerçevesinde değerlendirilmiş; arkeolojik buluntuların, özellikle süre uzatımı ve maliyet talepleri bakımından sözleşmesel belirsizlikler ve uygulama güçlükleri yarattığı ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular, arkeolojik risklerin proje öncesi aşamada bilimsel yöntemlerle yeterince analiz edilmemesi durumunda, bu risklerin proje süresi ve maliyeti üzerinde çarpan etkisi oluşturduğunu göstermektedir. Çalışmanın sonucunda, arkeolojik risklerin yüksek olduğu altyapı projelerinde, proje öncesi arkeolojik potansiyelin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, paydaşlar arası koordinasyonun sözleşmesel çerçevede açıkça tanımlanması ve entegre bir risk yönetimi yaklaşımının uygulanmasının, süre ve maliyet kayıplarının azaltılması açısından kritik öneme sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışma bulguları, arkeolojik risklerin proje yönetim süreçlerine etkin biçimde entegrasyonu için uygulamaya dönük önemli çıkarımlar sunmaktadır.