M. Fatih Cengil
Küreselleşen dünya kavramı günümüzde yerini dijitalleşen dünya kavramına bırakmıştır. Bu yeni dünyada dijital ortam ve varlıklar fiziki ortam ile varlıkların yerini almıştır. Dağıtık defter teknolojileri işleyen bir değer ile hak ifade edebilen dijital varlıklar kripto varlık kavramıyla özdeşlemiş ve kullanılır olmuştur. Artık günümüzde birçok kişinin malvarlığının bir kısmını kripto varlıkların oluşturduğu görülmektedir. Zira birçok kişi yatırımlarını geleneksel yatırım araçlarından ziyade kripto varlıklara yapmaktadır. Kripto varlık sahipliğinin bu denli yaygınlaşması, kripto varlıkların cismani olmayan yapısı, işledikleri teknoloji gereği kullanımı ile saklanmasının belirli bir bilgi düzeyi gerektirmesi bunların güvenli bir şekilde kullanımı ve saklanmasının önemini artırmaktadır. Bu durum regülasyon ihtiyacını beraberinde getirmiş ve son dönemde devletler bu alanda düzenlemeler yapmaya başlamıştır.Ülkemizde de kripto varlıkların saklanmasına ilişkin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SerPK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından çıkarılan “Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (III-35/B.1)” (Tebliğ I) ve özellikle “Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ (III-35/B. 2)” (Tebliğ II) ile birlikte önemli düzenlemeler getirilmiştir. Bu düzenlemelerle birlikte kripto varlıklar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları şirketler hukuku, sermaye piyasası hukuku ve bankacılık hukukunun bir parçası hâline gelmiştir.Çalışmamızda bu hükümler ışığında kripto varlıkların saklanma esasları, bunlara ilişkin saklama sözleşmelerinin hukuki niteliği ve sonuçları üzerinde durulacaktır.