Sevda Yılmaz
Dijitalleşmenin hız kazanması, görünürlüğün merkezî bir toplumsal değer hâline gelmesi ve benliğin giderek estetik bir sunum alanı olarak yapılandırılması, karizma kavramının klasik sosyolojik anlamını köklü biçimde dönüştürmüştür. Max Weber’in olağanüstülük, aşkınlık ve belirli tarihsel koşullarla ilişkilendirdiği karizma, postmodern dijital kültürde bireyin içsel yetkinliklerinden ziyade görünürlük, imaj, performatif benlik sunumu ve duygulanımsal yönelimler üzerinden kurulan ilişkisel bir çekim alanı hâline gelmektedir. Bu dönüşüm, karizmayı narsistik benlik pratikleriyle yapısal olarak eklemleyerek, tekrar, estetik tutarlılık ve temsil süreçlerini karizmatik etkinin merkezine yerleştirmektedir.Bu çalışma, söz konusu dönüşümü postmodern narsistik karizma kavramı çerçevesinde ele almakta; karizmayı bireysel bir kişilik özelliği ya da ölçülebilir bir etki gücü olarak değil, kültürel, söylemsel ve estetik olarak inşa edilen bir çekim biçimi olarak kavramsallaştırmaktadır. Bu doğrultuda influencer kültürü, postmodern narsistik karizmanın somutlaştığı özgül bir toplumsal bağlam olarak değerlendirilmiştir. Araştırma, Türkiye bağlamında influencer Danla Bilic’in 2015–2025 yılları arasında kamuya açık olarak paylaştığı Instagram içeriklerini, amaçlı ve dönemsel örnekleme yoluyla seçerek nitel, yorumsamacı bir yaklaşımla mikro düzey söylem ve retorik analizine tabi tutmaktadır.Bulgular, postmodern dijital kültürde karizmanın etik üstünlük ya da bireysel kapasitelere dayalı bir otorite biçimi olmaktan çok, estetikleşmiş benlik sunumları, sürekli görünürlük pratikleri, minimal ve ima temelli retorik yapılar ile asimetrik para-sosyal ilişki biçimleri üzerinden üretilen kırılgan fakat sürdürülebilir bir çekim alanı olarak işlediğini ortaya koymaktadır. Çalışma, karizmanın postmodern bağlamda olağanüstü anlardan ziyade gündelik tekrarlar ve alışkanlıklar aracılığıyla üretildiğini göstererek, karizma literatürüne dijital kültür ekseninde özgün bir kuramsal katkı sunmaktadır.