Ali Kiriktaş
Bu makale, China Eastern Airlines tarafından başlatılan Şanghay-Buenos Aires uçuşunu, Çin’in 21. yüzyıl dış politikasının sofistike bir aracı olan hava diplomasisinin somut bir örneği olarak analiz etmektedir. Dünyanın en uzun doğrudan ticari rotası olarak lanse edilen bu hava köprüsü, sadece bir havacılık başarısı değil, aynı zamanda çok katmanlı jeoekonomik ve jeopolitik hedeflere hizmet eden stratejik bir hamledir. Makale, hava diplomasisinin teorik çerçevesini oluşturarak, sivil havacılığın bir dış politika aracı, devlet imajını destekleme mekanizması ve diplomatik aktörlerin sahnesi olarak nasıl işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Bu çerçeve, Şanghay-Buenos Aires hattının analizinde uygulanarak, rotanın Çin’in küresel Kuşak ve Yol Girişimi ve onun bir alt bileşeni olan Hava İpek Yolu stratejisi içindeki merkezi rolünü aydınlatmaktadır. Vaka analizi, rotanın sadece Çin ile Arjantin arasındaki ikili ilişkileri derinleştirmekle kalmayıp, Auckland’ı stratejik bir merkez olarak kullanarak Güney Yarımküre’de yeni bir Güney Bağı oluşturma ve küresel bağlantı haritalarını yeniden çizme niyetini ortaya koymaktadır. Çalışma, bu hava diplomasisi hamlesinin ekonomik (ticaret, yatırım, turizm), sembolik (yumuşak güç, teknolojik yetkinlik) ve jeopolitik (Latin Amerika’daki güç dengeleri, ABD ile rekabet, borç diplomasisi tartışmaları) boyutlarını kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Sonuç olarak, bu hava yolu bağlantısının, Çin’in küresel sahnede artan etkisini pekiştiren, geleneksel güç merkezlerine meydan okuyan ve Pekin’in yeni birçok kutuplu dünya düzeninin altyapısını inşa etme vizyonunu yansıtan dönüştürücü bir girişim olduğu savunulmaktadır.