Metin Deniz Karakoç, Demet Döndü Kasım
20. yüzyılın başlarında antibiyotiklerin keşfinden bu yana, insanlık tarihi açısından kısa sayılabilecek yüz yıl gibi bir süre içinde bakteriyel dirençte hızlı ve aşırı bir artış meydana gelmiştir. Bu durum günümüzde yaşamı tehdit eden küresel bir sağlık sorununa dönüşmüştür. Antibiyotiklerin keşif kronolojisindeki ilk 50 yıl ile kıyaslandığında, sonraki 50 yılda beşerî kullanıma sunulan yeni antibiyotik sayısının belirgin şekilde azaldığı görülmektedir. Son 20 yılda ise yeni antibiyotiklerin sayısı oldukça sınırlı kalmıştır. Bu durum, antibiyotik direnciyle mücadelede daha rasyonel yaklaşımların acilen geliştirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Çalışmamızda, antibiyotik direncine karşı stratejiler güncel literatür ışığında kollateral duyarlılık, sinerjizma ve supresyon mekanizmaları açısından değerlendirilmiş ve antibiyotik-antibiyotik ile antibiyotik-antibiyotik dışı ilaç kombinasyonlarının olası terapötik uygulamaları olduğu sonucuna ulaşılmıştır.