Ali Kiriktaş
Bu makale, Küresel Güney’den yükselen eleştirel teorik yaklaşımlar ışığında Bölge Çalışmaları disiplininin tarihsel kökenlerini, epistemolojik varsayımlarını ve güncel krizini eleştirel bir perspektiften incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, Bölge Çalışmalarının yalnızca içeriksel değil, aynı zamanda yapısal ve epistemik bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu ortaya koymaktır. Bu bağlamda Küresel Güney kavramı, coğrafi bir sınıflandırmanın ötesinde, sömürgecilik, ekonomik bağımlılık ve küresel eşitsizlik deneyimleri etrafında şekillenen ulus-ötesi bir politik ve epistemik proje olarak ele alınmaktadır. Makale, Küresel Güney’in analitik gücünün, homojenlik iddiasından ziyade, küresel Kuzey hegemonyasına karşı farklı aktörleri bir araya getiren stratejik bir meta-kategori olmasından kaynaklandığını savunmaktadır. Çalışma, Bölge Çalışmalarının sömürgeci idare pratikleri ve Soğuk Savaş jeopolitiği bağlamında kurumsallaştığını ve Batı-merkezci bilgi-iktidar ilişkilerini yeniden ürettiğini ileri sürmektedir. Edward Said’in Oryantalizm eleştirisi temel alınarak, disiplinin Batı’yı bilen özne, Batı-dışı dünyayı ise incelenen ve yönetilen nesne olarak konumlandırdığı gösterilmektedir. Bu çerçevede bölgelerin doğal değil, Batı’nın stratejik çıkarları doğrultusunda inşa edilmiş entelektüel kurgular olduğu vurgulanmaktadır. Makale, Küresel Güney’den doğan eleştirel teorileri üç ana dalga halinde analiz etmektedir: Bağımlılık ve Dünya-Sistemleri teorileri ekonomik yapısal eşitsizlikleri açığa çıkarırken; Postkolonyal Teori ve Madun Çalışmaları kültürel temsil ve söylemsel tahakkümü sorgulamakta; Dekolonyal Düşünce ise gücün ve bilginin sömürgeselliğini hedef alan daha radikal bir epistemik kopuş çağrısı sunmaktadır. Sonuç olarak çalışma, Bölge Çalışmalarının geleceğinin, Batı-merkezci evrensellik iddialarını aşan, çoğul-evrensellik ilkesine dayalı, ilişkisel ve dekolonize edilmiş bir epistemolojik yeniden inşa sürecine bağlı olduğunu savunmaktadır.