Nevzat Ünal, Nida Akar, Koray Daş, Tuba Turunç, Nurettin Ay
Amaç: Candida auris enfeksiyonları, özellikle yoğun bakım hastalarında artan sıklığı ve yüksek antifungal direnç oranları nedeniyle küresel ölçekte önemli bir klinik sorun haline gelmiştir. Bu çalışma, C. auris kaynaklı kandidürilerin epidemiyolojik özellikleri ile antifungal duyarlılık profillerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır.Materyal ve metod: Şubat-Eylül 2025 tarihleri arasında Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Mikrobiyoloji Laboratuvarı’nda idrar kültürlerinde C. auris üreyen 115 hastanın demografik verileri retrospektif olarak incelendi. İzolatların tür tanımlaması, matrix-assisted laser desorption ionization-time of flight mass spectrometry (MALDI-TOF MS) yöntemi ile Microflex LT MALDI-TOF MS (Bruker Daltonics, Bremen, Almanya) sistemi kullanılarak yapıldı. Antifungal duyarlılık testleri Sensititre YeastOne YO10 AST (Thermo Scientific™, Waltham, MA, ABD) ticari kiti kullanılarak yapıldı ve sonuçlar Centers for Disease Control and Prevention tarafından önerilen geçici sınır değerlerine göre yorumlandı.Bulgular: Hastaların medyan yaşı 65 olup olguların %62,6’sı erkek hastalardan oluşmakta idi. Klinik örneklerin daha sıklıkla yoğun bakım ünitelerinden (%76,5) [dahiliye (%18,3), anesteziyoloji ve reanimasyon (%17,4), beyin cerrahisi (%10,4) ve nöroloji (%9,6)] gönderildiği belirlendi. En yüksek direnç oranları sırası ile flukonazol (n=130, %99,2) ve amfoterisin B (n=88, %67,2) için bulundu. Kaspofungin, mikafungin ve anidulafungin direnç oranları, sırası ile, %9,2, %5,3 ve %3,8 idi. Pan-rezistan izolatların oranı %6,9 (n=9/131) tespit edildi. Ekinokandin tedavisi altında iki olguda direnç gelişimi tespit edildi.Sonuç: Candida auris kandidürileri, ileri yaş, yoğun bakım yatışı ve üriner kateter varlığı ile ilişkilidir. Çoklu antifungal ilaç direnci, tedavi yaklaşımlarında önemli güçlükler yaratmaktadır. Bu nedenle, her izolat için antifungal duyarlılık testlerinin rutin uygulanması, epidemiyolojik sürveyansın güçlendirilmesi ve direnç gelişimini önleyici kontrol stratejilerinin benimsenmesi C. auris enfeksiyonlarının etkin yönetimi açısından kritik öneme sahiptir.